Başkandan 09-06-2014 Tarihli Konuşması

 09 HAZİRAN 2014 GÜNÜ MANAVGAT PROTAKALI’NI MARKALAŞTIRMAK AMACIYLA ODAMIZ TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLEN “BİZİM TADIMIZ BAŞKA” ETKİNLİĞİNDE BAŞKANIMIZ AHMET BOZTAŞ’IN   KONUŞMASI…

Sayın Kaymakamım;

Sayın Belediye Başkanım

Sayın Oda Başkanlarım;

Değerli Hemşehrilerim;

Değerli Misafirler;

Basınımızın Güzide Temsilcileri; hepinizi şahsım ve yönetim kurulu adına saygıyla selamlıyorum.

 Yöresel ürünlerimizden Manavgat Portakalı’nı markalaştırmak amacıyla, ‘Bizim Tadımız Başka’ sloganıyla gerçekleştireceğimiz etkinliğimize hoş geldiniz şeref verdiniz.

Bir yandan üyesine rutin ve resmi işleriyle kaliteli bir hizmet veren Odamız, diğer yandan da Manavgat ekonomisinin gelişmesi için de yoğun, kararlı ve güçlü bir irade ile çalışmalar yapmaktadır. Hepimizin bildiği gibi İlçe ekonomimiz turizm ağırlıklı bir yapıya sahip olup, bu sektöre bağlı ticaret ön plana çıkmış durumdadır. Bu iki sektörün dışında yani turizm ve ticaretin dışında ilçe ekonomisine yön verecek, güç katacak bir başka sektör daha vardır. O da tarım sektörüdür. Tarım sektörüne turizmi destekleyen tamamlayan bir sektör olarak bakmak gerekiyor.

 

Sahip olduğumuz verimli tarım alanlarını, uygun iklim koşulları, insan gücümüzü, daha modernize olmuş üretim, yöntem ve tekniklerimizi ve yatırımlarımızı birleştirerek verimli olarak kullandığımız takdirde, tarım sektörü ekonomimize yeni iş alanları, istihdam ve gelir sağlayan, yani yatırım yapılan bir sektör haline gelecektir.

Değerli Misafirler;

Şuan üzerinde bulunduğumuz meydan birçok organizasyona tanıklık etmiştir. Bugün de Manavgat ekonomisinin ve tarım sektörünün geleceği için yaptığımız çalışmaya tanıklık etmektedir.

Bu meydana, sizlerin karşısına turizmimizi, ticaretimizi, diğer iş kollarımızı göz ardı etmeden yöresel ürünlerimizi tanıtmak, ürünlerimizin markalaşmasını sağlamak, tarım sektörünün önemini vurgulamak için çıktık.

Kısaca bu çalışmamız portakal suyu ikramımızın ötesinde bir anlam taşımaktadır.

Daha güçlü bir ekonomiye, daha güçlü bir tarıma, daha müreffeh bir Manavgat’a dikkat çekmek istedik. Yöresel değerlerimize markalaşma yoluyla sahip çıkmanın önemi konusundaki duyarlılığımızı göstermek istedik.

MATSO olarak tüm sektörlere önem verdiğimiz gibi, tarım sektörümüze de önem veriyoruz. Manavgat’ın yöresel ürünlerinin hak ettiği ilgiyi ve değeri görmesi için gayret gösteriyoruz.

       Bu yöndeki çalışmalarımızı ‘Altın Susam’ olarak nitelendirilen Manavgat Susamı’nın MASİAD ve Manavgat Meslek Yüksek Okulu ile birlikte tanıtımını yaparak başlattık. Oda olarak Manavgat Susamı’nın marka tescilini yani coğrafi işaret almak için Türk Patent Enstitüsüne başvurarak hazırlık çalışmasını başlattık ve bu yöndeki çalışmamız devam etmektedir. Şimdi de Manavgat portakalı için tanıtım çalışmasını yapıyoruz.

Bu çalışmamızı ayrıca Odamıza gelen üyelerimize ve misafirlerimize sunduğumuz portakal suyu ikramlarımızla destekleyip devam ettiriyoruz. Hem yenen hem suyu içilen portakal, kalitesi ile Manavgat’ın en önemli yöresel ürünlerinin başında geliyor.

Gaziantep-Antep Fıstığı, Amasya-Elması, Çorumun leblebisi, Bursa-Şeftalisi, Anamur-Muzu, Adana-Kebabı, Rize-Çayı, Kahramanmaraş-Dondurması ile bütünleşip anılarak marka olurken neden Manavgat portakalı ile olmasın? Susamı, Defne Yağı, Keçiboynuzu, Zeytinyağı, Belenobası Karpuzu ile neden marka olmasın?

Artık dünyadaki güç dengeleri ve zenginlik silahlarla değil, markalarla belirlenmektedir. Markalarla anılan şehirler; vizyonu olan, gelişen, rekabetçi özellikler taşımaktadır. Bu özellikler fazlasıyla Manavgat’ta var. Eksiğimizin değil fazlamızın olduğunu düşünüyoruz. Biz inandık, Manavgat’ta inansın. Burada bulunmamız, bu inancın, özgüvenin göstergesidir.

2012 yılında Ülkemizde, yaklaşık ( 3 milyon 500 bin), Antalya’da (602 bin) ve Manavgat’ta (25 bin ) ton narenciye üretimi yapılmıştır. Ülkemizde üretilen narenciyenin yaklaşık % 17,4’ü Antalya’dan ve Antalya’da üretilen narenciyenin yaklaşık %  4,2’si Manavgat’tan elde edilmiştir.

2013 yılında Ülkemizde 3 milyon 700 bin, Antalya’da 620 bin ve Manavgat’ta 27 bin ton narenciye üretimi yapılmıştır. 2013 yılında Ülkemizde üretilen narenciyenin yaklaşık % 16,9’u Antalya’dan ve Antalya’da üretilen narenciyenin yaklaşık %  4,4’ü Manavgat’tan elde edilmiştir.

Manavgat’ta 2012 yılında 25 bin ton portakal üretimi yapılırken, bu oran 2013 yılında yaklaşık  % 8 artarak 27 bin ton olmuştur.

PORTAKAL

İpek Yolu’nunAnadolu‘dan geçtiği dönemlerde narenciye Hindistan civarından gelen ticari bir üründü. Ümit Burnu’nun keşfedilmesiyle ticaret yolları değişmiş, AsyaKıtası’nın Avrupalı Devlet’ler tarafından sömürgeleştirilmesiyle portakal üretiminin tamamı Portekiz civarına yayılmıştır. Türkçe’ye “Portekiz’den gelen” anlamında, “Portakal” olarak girmiştir.

Akdeniz İklimi ’ne uygun bir meyve olup, Manavgat’ta üretim potansiyeli yüksek ve kalitelidir.

Kabuklarından portakal esansı, bu esanstan ise parfüm elde edilir. Gıda sanayisinde de bolca kullanır. Ayrıca ilaç sanayisinde de kullanılmaktadır. C vitamininin yanı sıra A, E ve B grubu vitaminleri ile fosfor, demir, magnezyum, potasyum ve kalsiyum mineralleri bulunur.

Faydaları

  • Portakal sinirleri kuvvetlendirir.
  • Karaciğeri çalıştırır.
  • Kas incinmesi, kalp hastalıkları ve felçten korur.
  • Ateşli hastalıklarda vücudun direncini artırır.
  • Hazmı kolaylaştırır.
  • Mide ve bağırsakları düzenler.
  • Kas incinmelerine iyi gelir.
  • Safra ifrazatını artırır.
  • Ezik ve çürüklerin daha çabuk iyileşmesini sağlar.
  • Çocukların hastalıklardan korunması ve fiziksel gelişiminin tam sağlanması için gerekli olan cevherler açısından dolu bir meyvedir.
  • Kanın pıhtılaşmasını, mide ve pankreas kanserini önleyici etkisi vardır.
  • Kabuklarında bulunan uçucu maddenin bazı kanser türlerinin tedavilerinde çok önemli iyileştirici bir madde olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
  • İdrar söktürür.
  • Kanı temizler.
  • Skorbüt ve mesane taşlarını yok eder.
  • Soğuk algınlığı, grip ve nezleye karşı koruyucu ve tedavi edici özellik taşır.
  • Bedene güç ve kuvvet verir.
  • Yatarken yenirse uyku getirir.

 

Değerli Konuklar;

İster ulusal ister uluslararası platformda olsun, var olabilmeniz, varlığınızı hissettirebilmeniz için markalarla yola çıkmak zorundasınız. Rekabet her alanda tüm gücü ile kendini göstermektedir. Değer yaratıyorsanız, değerlerinize sahip çıkıyorsanız ve bunu bir marka ile bütünleştiriyorsanız ayakta kalabiliyorsunuz. İçinde bulunduğumuz dönemde, artık sahip olduğumuz markalar kadar zenginiz. Manavgat’ın, tarımını göz ardı etme gibi bir lüksü yok. Tarım sektöründeki üreticilerimizin, ürünlerini satabilmesi, ülke içinde ve dışında pazarlar bulabilmesi, emeğinin ve alın terinin karşılığını alabilmesi için üzerimize düşeni yapmak zorundayız.

Tarımsal ürünlerimize, yöresel ürünlerimize sahip çıkmak, Manavgat’a sahip çıkmaktır.

Burada bir anımı paylaşmak istiyorum. Bundan 3 yıl önce bir seyahatimde Osmaniye ilimiz sınırlarından geçerken şehrin girişinde çikolatalı Osmaniye fıstığı’nın tadına baktınız mı? tabelası dikkatimi çekti. Bunun üzerine şehir merkezine girdim. Yer fıstığının üzerine çikolata dökmüşler ve bir fark yaratmışlar. Hiç niyetimde yokken tabelada gördüğüm yazı üzerine şehir merkezine girdikten sonra yaptığım alışverişlerle arabanın bagajını doldurdum. İşte fark işte markalaşma.

Artık Manavgat’ın Şelalesi’nin yanında portakalı da markalaşma yolundadır.

Artık misafirlerimizin Manavgat’ın neyi ünlü, yöresel ne tür ürünleri meşhur sorusunun karşılığında Susam ürünleri, tahini ve portakalı var diyebileceğiz. İlçe dışına giderken bize has ürünleri hediye olarak götürebileceğiz.

 Bu duygu ve düşüncelerle Odamız 2. Meslek komitesine, Manavgat Belediyesine, Sayın Kaymakamımıza, Sanatçımız Tuğba Özay’a yine Hasan Kurt Kardeşime, Manavgat’ın tanıtımı ve Manavgat ürünlerinin markalaşmasında verdikleri katkılardan dolayı basın mensubu arkadaşlarımıza, Siz değerli katılımcılara etkinliğimize katkılarınızdan dolayı şahsım ve Yönetim Kurulum adına teşekkür ederek saygılar sunarım.